«

»

Yumurtalık Rezervi Testleri Doğurganlık Potansiyelinizi Ölçer

Yumurtalık Rezervi Testleri : Doğurganlık PotansiyeliYumurtalık Rezervi Testleri Neyi Gösterir

Yumurtalık rezervi testleri bir kadının kısırlık tedavisine nasıl yanıt vereceğini ve aynı yaştaki diğer kadınlarla karşılaştırıldığında başarı ihtimalini öngörmede yararlıdırlar.

Genç kadınlarda yapılan yumurtalık rezervi testleri anormal sonuç verdiğinde doğurganlık potansiyelinin düşmekte olduğunu düşündürür ancak tedavi sonucu kimin hamile kalıp kimin kalmayacağını saptamazlar. Normal sonuçları olan bazı genç kadınların hamile kalmakta zorlandıklarını hatırda tutmak da önemlidir.

Anormal test sonuçları olan 40 yaşından büyük kadınların doğal yollarla ve yumurtlama tedavisi sonrası hamile kalma şansları daha düşüktür. Bu kadınlarda bağışlanmış yumurta kullanımı düşünülebilir çünkü gebelik şansı esas olarak bağışlanmış olan yumurtaların kalitesiyle ilişkilidir. İleri yaştaki kadınlarda yumurtalık rezervi testleri sonucu normal olsa bile hamile kalmak zordur. Dahası, yumurtalık rezervi testlerinin sonuçları aydan aya değişebilir. Ancak, tek bir anormal test bile doğurganlık potansiyelinin azalmış olduğunu gösterir.

Yumurtalık Rezervi Nedir?

Yumurtalık rezervi yumurtalıklardaki sağlıklı yumurta kapasitesidir. Sağlıklı yumurta ile kastettiğimiz döllenme yeteneği olan, gebelikle sonuçlanabilecek yumurtalardır. Yumurtalık rezervi kısaca doğurganlık potansiyeli olarak da düşünülebilir.

Kadınların yaşla birlikte yumurtalarının kalitesi ve sayısı azaldığı için doğurganlıkları da azalır. Bu yaşlandıkça hamile kalmanın zorlaşması ve düşük oranının artması olarak kendisini gösterir. Tüm kadınlarda yaş arttıkça canlı bebek doğurma oranı azalmasına rağmen bir kadının artık çocuğunun olmayacağı yaş kişiden kişiye değişir. Kadının yaşının 35 ve üzerinde olduğu çiftlerin yaklaşık üçte birinde hamile kalma problemleri çıkar.

Yumurtalık Rezervi Testleri Nelerdir?

Kadınların doğurganlık potansiyelini (yumurtalık rezervi) ölçmek için kullandığımız birçok test vardır:

Üçüncü gün FSH ve Estradiol Seviyeleri

Adetin üçüncü gününde FSH ve estradiol hormonlarının ölçümü doğurganlık potansiyelini tahmin etmek için kullanılmaktadır. Genel olarak, adetin üçüncü gününde yüksek FSH ve/veya estradiol seviyeleri olan kadınların yumurtlama tedavisi ve tüp bebekte canlı doğum şansları aynı yaştaki diğer kadınlara göre daha düşüktür.

Günümüzde FSH ve estradiolün kan seviyelerini ölçmek için birçok laboratuar yöntemi kullanılmaktadır. Bu hormon seviyelerinin ölçümleri laboratuardan laboratuara değişebilir. Dolayısıyla farklı laboratuarlarda veya farklı yöntemlerle ölçülen hormonların kan seviyelerini karşılaştırmak doğru olmayabilir. Normal ve anormal sonuçların aynı laboratuar yöntemlerinin kullanıldığı belirli bir merkezdeki gebelik oranlarına dayandırılması önemlidir.

Klomifen sitrat testi

Bu test için adetin 5’nci ve 9’ncu günleri arasında 100 mg klomifen sitrat ağızdan alınır. Adetin 3’ncü gününde FSH ile estradiol seviyeleri ölçülür ve ayrıca FSH 10’ncu günde tekrar ölçülür. Adetin üçüncü veya 10’uncu günündeki anormal yüksek FSH seviyeleri hem yumurtlama tedavisi hem de tüp bebek tedavisinde başarının (gebelik oranlarının) azaldığını gösterir. Birden fazla kan testi gerektirdiği için eski popüleritesini kaybetmiştir.

Antral Folikül Sayımı : Yumurtalık Rezervi TestleriAntral folikül sayımı

Adetli iken yumurtalıklardaki küçük folikülleri (yumurta keseleri) saymak için vajinal ultrason yapılabilir. Bu yumurta keselerinin sayısı esas yumurta miktarını ve yumurtlama ilaçlarına yanıtı yansıtır. Bu test kısırlık tedavisinde deneyimli bir doktor tarafından yapılırsa daha doğru sonuç verir. Günümüzde kısırlık tedavisinde en sık kullanılan yumurtalık rezervi testleri arasındadır çünkü herhangi bir kan testi gerektirmez.

Yumurtlama ilaçlarına yanıt

Gonadotropinler (yumurtlama ilaçları) FSH ve LH’nın (veya sadece FSH) konsantre karışımıdırlar. Çeşitli kısırlık tedavileri sırasında yumurtalıkları çok sayıda yumurta üretmeleri için uyarmak amacıyla enjeksiyon olarak verilirler. Yumurta gelişimini başlatmak için gereken ilaç miktarı kronolojik yaşla birlikte artar. Çok miktarda yumurtlama ilacı kullanılması gereken hastalarda hem yumurtlama hem de tüp bebek tedavisinin başarısı genel olarak daha düşüktür.

AMH (Anti-Mullarian Hormon)

Yumurtalık rezervi testleri arasında son yıllarda popüler olmuştur. AMH yumurtalıklardaki küçük yumurta keselerinden salgılanan bir hormondur. Küçük yumurta keselerinin sayısı yumurtalıklardaki toplam yumurta sayısını temsil ettiği için AMH ölçümü ile yumurtalıklardaki toplam yumurta sayısı hakkında bir fikir edinebiliriz. Bu testin avantajı adetin herhangi bir gününde yapılabilmesidir çünkü AMH seviyeleri ay boyunca değişken değildir. AMH hormonu ne kadar yüksekse yumurtalık rezerviniz de o kadar yüksektir.

İlgili Yazılar:

  1. Yumurtlama Testi Nasıl Yapılır?

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.canersonmez.com/index.php/2011/11/yumurtalik-rezervi/