«

»

Doğum

DoğumDoğum ağrılarının ne zaman başlayacağını önceden kesin olarak bilemezsiniz. Yine de, önceden hazır olmak için yapabileceğiniz şeyler vardır. Örneğin:

  • Hastane için çantanızı hazırlayın. Ziynet ve diğer değerli eşyalarınızı evde bırakın.
  • Hastanenizin rotasını planlayın. Oraya ulaşmanın ne kadar süreceğini öğrenin.
  • Mesafeyi, ulaşım yollarını, yılın ve günün zamanını, sizi kimin götüreceğini ve bir bakıcıya gerek olup olmadığını düşünün.
  • Doğum ağrıları başladığı zaman önce doktorunuzu mu aramanız veya hastaneye mi gitmeniz gerektiğini sorun.
  • Bebeğinizi eve getirmek için bir araba güvenlik koltuğu alın.

Araba Güvenlik Koltukları

Bebeğinizi hastaneden eve özel güvenlik koltuğunda getirmeyi planlayın. Çocuk güvenlik koltukları ve kemerleri bir kaza durumunda yaralanma şansını en az %80 azaltır. Bu nedenle bu koltuklar A.B.D.’de kanunen mecburidir. Hastaneye gitmeden bir tane satın alın. Koltuğun yenidoğanlar için yapılmış olduğundan emin olun.

Doğumun Yaklaştığı Nasıl Anlaşılır? Doğum Belirtileri Nelerdir?

Yakında şaşırtıcı bir süreç olan doğumu yaşayacaksınız! Tahmini doğum tarihiniz yaklaştıkça doğumun başlayacağına dair en küçük bir belirtiye bile dikkat kesilirsiniz. Bebeğinizin aşağıya indiğini fark edebilirsiniz. Buna “hafifleme” denir. Doğum öncesi muayenelerinizden birinde alttan muayene olursanız doktorunuz sizin fark edemediğiniz fakat vücudunuzun hazırlanmakta olduğunu düşündüren rahim ağzı değişikliklerini fark edebilir. Bazı kadınlarda “yuva yapma” denilen telaşla yemek ve temizlik yapma dürtüsü ve enerjisi doğum ağrılarının başlamasının yaklaştığının bir belirtisi olabilir.

Bazı belirtiler doğum ağrılarının çok yakında başlayacağını düşündürür. Aşağıdaki belirtilerden herhangi birisi varsa doktorunuzu hemen arayın. Tahmini doğum tarihinizden haftalar önce bile olsa doktorunuzu arayın çünkü erken doğum olabilir. Hastaneye mi gitmeniz gerektiğine yoksa önce muayenehanede mi görülmeniz gerektiğine doktorunuz karar verebilir.

  • Gittikçe sıklaşan ve kuvvetlenen düzenli kasılmalarınız varsa
  • Geçmeyen bel ağrısı ve kramplarınız varsa
  • Suyunuz gelirse (büyük bir taşma veya devamlı sızıntı şeklinde olabilir)
  • Kanlı (kahverengimsi veya bulaşık kırmızı) mukuslu akıntınız varsa. Bu muhtemelen rahim ağzını kapatan mukus tıkacıdır. Mukus tıkacının gelmesi genellikle rahim ağzınızın açıldığı ve incelip yumuşadığı anlamına gelir. Doğum ağrıları hemen de başlayabilir veya daha günler olabilir.

Suyum geldi mi?

Bilmek her zaman kolay değildir. Suyunuz taşma veya yavaş sızıntı şeklinde gelebilir. Suyunuzun gelme zamanını ve herhangi bir renk veya koku olup olmadığını doktorunuzun bilmesini sağlayın. Kolay bir test sızan sıvının idrar mı (bir çok hamile idrar kaçırır) yoksa amniyon sıvısı mı olup olmadığını doktorunuza gösterebilir. Sıklıkla su geldikten sonra doğum ağrıları başlar. Eğer başlamazsa doktor doğumu başlatabilir. Çünkü sularınız geldiği zaman doğum ağrıları geciktikçe enfeksiyon riskiniz yükselir.

Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır? Doğum Ağrıları Gerçek mi, Yalancı mı?

Özellikle ilk defa anne olacaklar olmak üzere birçok kadın aslında başlamamışken doğum ağrılarının başladığını sanır. Gebeliğin son haftalarında rahminizde kramplar başlayabilir. Bu kramplar rahatsız edici olabilir veya tahmini doğum tarihiniz yaklaştığında ağrılı bile olabilirler. Hatta nefesinizi bile kesebilirler. Bu düzensiz kramplara Braxton Hicks kasılmaları veya yalancı doğum ağrıları denir. Birçok kadın bunları yaşar. Birçok kadının Braxton Hicks kasılmalarını gerçekmiş gibi sanmalarına hayret etmeyin. Dolayısıyla, doğumun başladığını sanarak hastaneye gidip de evinize gönderildiğinizde kendinizden utanmayın. Tablo 2’de yalancı ile gerçek doğum ağrılarının farkları gösterilmiştir.

Dolayısıyla, ağrılarınızın gerçek mi yalancı mı olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?

Bunun en iyi yolu kasılmaların zamanlamasına bakmaktır. Her birinin ne kadar sürdüğünü ve birinin başlangıcından sonrakinin başlangıcına kadar geçen zamanı tutun. Gerçek ağrılarda kasılmalar düzenlidir ve gittikçe kuvvetlenir ve sıklaşır. Braxton Hicks kasılmaları düzenli bir biçimde gelmezler ve hafifleyerek kaybolurlar. Bazı kadınlar yürümek veya yatmak gibi aktivite değişikliğinde Braxton Hicks kasılmalarının geçmesine neden olduğunu görürler. Bu gerçek doğum ağrılarında olmaz. Tüm bu anlattıklarımıza rağmen ağrıların gerçek olup olmadığını anlamak zor olabilir. Ayrıca doğum ağrıları zayıfsa zamanına bakmak da zor olabilir. Bir saat boyunca zamanları kaydedin. Kasılmalarınızın gerçek olup olmadığından emin olamıyorsanız da doktorunuzu arayın.

Tablo 2. Gerçekten Doğum Ağrıları mı?

İp Ucu

Yalancı Ağrılar

Gerçek Ağrılar

Kasılmaların
zamanlaması

Kasılmalar sıklıkla düzensizdir;
Zaman geçtikçe sıklaşmazlar.

Kasılmalar düzenli aralıklarla
gelirler ve sıklaşırlar. 30-90 saniye sürerler.

Hareketle
değişim

Yürüdüğünüzde, dinlendiğinizde veya
pozisyon değiştirdiğinizde kasılmalar durabilir.

Ne yaparsanız yapın kasılmalar
gelmeye devam ederler.

Kasılmaların
gücü

Kasılmalar sıklıkla zayıftır, ve
böyle kalırlar; veya güçlü kasılmaların ardından zayıflar
gelir.

Kasılmalar gittikçe
güçlenir

Kasılmalar sırasında
ağrı

Ağrı genellikle sadece önde
hissedilir.

Ağrı genelde belde başlar ve öne
yayılır.

Genellikle, ağrılarınız başlar başlamaz hastaneye gitmeniz gerekmez. Evde beklerken dinlenmeye çalışın. Bazı kadınlar yürümeyi, duş almayı veya ılık bir banyo yapmayı daha rahatlatıcı bulabilirler. Ağrılar sırasında bir şeyler yiyip yiyemeyeceğinizi doktorunuzla konuşun. Doğum ağrıları başladığında hiçbir şey yiyip içmemeniz söylenebilir.

Şu durumlarda hastaneye gitmelisiniz:

  • Suyunuz geldiğinde (ağrılarınız başlamamış olsa bile). Ne zaman geldiğini bir kenara yazın.
  • Lekelenmeden daha fazla miktarda kanamanız olursa
  • Kasılmalar 5 dakika arayla veya daha sık geliyorsa.
  • Daimi, şiddetli ağrınız varsa doktorunuzu hemen arayın.

Hamileliğiniz 37 haftadan daha küçük ve düzenli rahim kasılmalarınız varsa erken doğum ağrılarınız başlamış olabilir. Hemen doktorunuzu arayın.

Aşağıdaki belirtiler erken doğumu düşündürebilir:

  • Vajinadan akıntı
  • Akıntının tipinde değişiklik (sulu, mukuslu veya kanlı)
  • Akıntının miktarında artış
  • Pelviste veya alt karın bölgesinde basınç
  • Küt bel ağrısı
  • Karında kramplar (ishalle birlikte veya değil)
  • Düzenli kasılmalar veya rahimde sertleşme

Doğumun Evreleri

Doğum ağrılarını çekerken nelerin olacağını bilmek gevşemenizi ve üzerinize düşeni yapmanızı kolaylaştırır. Doğum ilk doğumlarda ortalama 12-14 saat sürer. Sonraki doğumlarda da genellikle daha kısa sürer.

Çocuğunuzun doğumu harika ve eşsiz bir deneyimdir. Hiçbir doğum birbirine benzemez ve doğumuzun nasıl geçeceğini kesin bilmenin hiçbir yolu yoktur. Bildiğimiz şey ise bu süreç sırasında geçeceğiniz evreler ve genel olarak nelerle karşılaşabileceğinizdir.

Doğum ağrıları üç evreye ayrılır. Her evrede vücudunuzda belirli değişiklikler gerçekleşir. Doğum ağrıları rahim kasılmaya ve rahim ağzı açılmaya başladığında başlar. Rahim düzenli aralıklarla sertleşip gevşeyerek karnınızı sert ve ardından yumuşak hissetmenize neden olur. Bunlar kasılmalardır. Rahim ağzını inceltirler ve mümkün olduğunca fazla açılmasına neden olurlar. Erken doğum ağrıları çoğunlukla öne vuran bel ağrısı olarak hissedilir. Ağrılar devam ettikçe kasılmalar daha sık aralıklarla gelirler, daha uzun sürerler ve genellikle alt karında hissedilirler.

Kasılmalar bebeğin vajinada ilerlemesine yardımcı olur. Doğum ağrıları boyunca bebek pelviste daha derine ve vajina boyunca ilerler. Bebeğin başı ve vücudu pelvis içine en kolay uyum için ilerlerken döner.

Hastanede doktorunuz veya ebe, periyodik olarak rahim ağzınızı ve bebeğin pozisyonu ile seviyesini kontrol ederek doğumun gidişatını izler. Bebeklerin çoğunun başı doğum kanalına yüzü yana dönük olarak girer. Sonra yüzleri aşağıda olacak şekilde dönerler. Bazen bebeğin yüzü yukarıya, annesinin karnına doğru dönüktür. Kuvvetli doğum ağrıları sıklıkla bu pozisyonda ilerleme sağlar. Doktorunuz bebeği çevirmeye çalışabilir veya bebek kendiliğinden de dönebilir.

Birinci evre

Birinci evre doğum ağrılarının başlamasıyla başlar ve rahim ağzı tam olarak açıldığı zaman biter. Doğum ağrılarının en uzun dönemidir ve genellikle ilk doğumlarda 8 saat sürer. 18 saati geçme ihtimali düşüktür. Önceden doğum yapmış bir kadında ilk evre yaklaşık 5 saat sürer ve genellikle 12 saatten uzun değildir.

Doktorunuz aksini söylemedikçe ağrılar sırasında yiyip içebilirsiniz. Bu daha sonra ihtiyacınız olacak enerjiyi sağlar. Evdeyken kasılmalarını-zın zamanlamasına bakın ve gidişatı doktorunuza bildirin. Doktorunuz ne zaman hastaneye gitmeniz gerektiğini size söyleyecektir.

Ağrılı kasılmalarınız var fakat rahim ağzının açıklığı henüz 4 cm.ye ulaşmamışsa hastaneye yatmanız veya eve geri dönmeniz istenebilir çünkü daha doğum tam oturmamıştır. Kasılmalarınızı bu noktada çok ağrılı veya rahatsızlık verici buluyorsanız bunu ebeye bildirin.

Birinci evrenin erken döneminde hastaneye koşmanıza gerek yoktur. Sadece gevşeyin. Birçok kadın bu ilk evrenin erken kısmını evde geçirir. Dinlenebilir, televizyon seyredebilir, ailenizle vakit geçirebilir veya yürüyüşe bile çıkabilirsiniz. Gündüzse evin etrafında basit işlerinizi yapabilirsiniz. Bir şeylerle meşgul olun fakat enerjinizi tüketmeyin. Gece ise biraz uyumak iyi bir fikirdir. Uyuyamıyorsanız dolabınızı temizlemek, çantanızı toplamak veya ertesi gün öğlen için kumanya hazırlamak gibi kafanızı dağıtacak şeyler yapın.

Birinci evrenin erken döneminde:

  • Süre yaklaşık 8-12 saattir
  • Rahim ağzınız 3 cm.ye kadar açılır
  • Kasılmalar yaklaşık 30-45 saniye sürer ve aralarında 5-30 dakika dinlenme süresi olur
  • Kasılmalar tipik olarak hafif, biraz düzensiz fakat gittikçe güçlenir ve sıklaşır
  • Kasılmalar bel ağrısına, adet ağrılarına ve alt karın bölgesinde basınç ve gerilme olarak hissedilir
  • Suyunuz gelebilir (bu ilk evrenin herhangi bir zamanında olabilir)
  • Yanınızda size destek olan kişinin sakinleştirici bir etkisi olmalı, rahatlık, güven ve destek sağlamalı, anne adayının ilgisini dağıtacak etkinlikler önermeli ve sonradan onun da ihtiyacı olacağı için kendi gücünü de korumalıdır!

İlk evrenin sonlarına yaklaştıkça (aktif dönem) kasılmalar uzar, kuvvetlenir ve sıklaşır. Doğum derslerinde öğrendiğiniz nefes alıp verme teknikleri ve rahatlama egzersizleri yardımcı olabilir. Kasılmalar sırasında en rahat pozisyonu bulmaya çalışın ve kasılmaların arasında kaslarınızın gevşemesine izin verin. Yanınızdaki kişiye size nasıl yardımcı olabileceğini söyleyin. Örneğin belinize masaj yapabilir, emmeniz için buz parçaları verebilir veya alnınıza soğuk bir bez koyabilir. Yürümeyi ve güzel bir banyo yapmayı isteyebilirsiniz. Su içmeye devam edin ve periyodik olarak idrarınızı yapmayı unutmayın.

İlk evrenin aktif döneminde:

  • Süre yaklaşık 3-5 saattir
  • Rahim ağzınız 4 cm.den 7 cm.ye açılır
  • Kasılmalar yaklaşık 45-60 saniye sürer ve aralarında 3-5 dakikalık dinlenme zamanınız olur
  • Kasılmalar daha güçlü ve uzun süreli hissedilir
  • Genellikle hastaneye gittiğiniz dönemdir
  • Yanınızda size destek olan kişinin dikkati kesintisiz üzerinizde olmalı, konuşarak güven ve cesaret vermeli, belinize masaj yapmalı, nefes alıp verme tekniklerini sizinle birlikte yapmalı, sizi rahat ettirmeye çalışmalı (destek yastıkları, su getirmek ve dokunmak), size pozisyon değiştirmenizi hatırlatmalı (yürüyüş için kaldırmak veya banyo teklif etmek), ilginizi dağıtmaya devam etmeli (müzik, bir kitap okumak, basit bir kart oyunu oynamak) ve siz ona yanıt vermezseniz kendisini kötü hissetmemelidir.

Bazen yavaş ilerleyen bir doğumu hızlandırmak için ilaç veya başka yöntemler kullanılabilir. Birçok doktor su kesenizi patlatır. Bu yaklaşım sık olarak kullanılmasına rağmen çalışmalar bunun doğumun ilerlemesini hızlandırmadığını göstermiştir.

Doktorunuz bebeğinize giden kan akımının yeterli olup olmadığını görmek için elektronik bebek monitörü kullanmak isteyebilir. Bunun için kadının karnına iki tane kuşak sarılır. Kuşaklardan biri kasılmalarınızın sıklığı ve gücünü ölçer. Diğer kuşak bebeğin kalp atışlarının kasılmaya karşı nasıl yanıt verdiğini kaydeder.

İlk evrenin en zor aşaması geçiş dönemidir. Neyse ki en kısa süren dönemdir. Rahim ağzı son birkaç cm.sinde esnerken kasılmalar çok güçlüdür, aralarında dinlenecek zaman çok azdır. Birçok kadın titreme ve bulantı hisseder. Bu dönem sırasında destek kişisine güvenirsiniz. Her seferinde bir kasılmayı düşünün. Kasılmalar birbirine çok yakınsa bunu yapmak zor olabilir fakat ne kadar yol aldığınızı düşünün. Ikınma isteği gelirse ebeye söyleyin. Rahim ağzı 10 cm.ye ulaştığında artık tam olarak açılmıştır.

Geçiş döneminde:

  • Süre yaklaşık ½-2 saattir
  • Rahim ağzınız 8 cm.den 10 cm.ye açılır
  • Kasılmalar 60-90 saniye sürerler, aralarında 30 saniye ile 2 dakika arasında dinlenme zamanı olur
  • Kasılmalar uzun süreli, güçlü, yoğundurlar ve üst üste binebilirler
  • Sıcak basmaları, titremeler, bulantı, kusma veya gaz oluşabilir
  • Yanınızda size destek olan kişi sizi bolca cesaretlendirmeli ve övmeli, boş laftan kaçınmalı, sizinle nefes almaya devam etmeli, kasılmalar sırasında cesaret vererek kılavuzluk yapmalı, kasılmaların arasında gevşemeniz için cesaret vermeli ve kızgın gibi görünürseniz alınmamalıdır (sadece geçiş döneminin bir parçası!)

İkinci evre

İkinci evre ıkınma ve bebeğin doğumudur. Bu noktaya kadar vücudunuz bütün işi sizin için yapıyordu. Artık rahim ağzınız tam (10 cm.) açıldığına göre sizin yardım etme zamanınız geldi. IKINMA zamanı!

Bu evre ilk bebeklerde 2 saate kadar ve doğum yapmışlarda 1 saate kadar sürebilir. Kasılmalar sırasında güçlü bir doğal ıkınma isteği ve rektumda güçlü bir basınç hissi olur. Bu sırada küçük idrar veya dışkı kazaları yaşayabilirsiniz.

Kasılmalar sırasında güçlü olarak ıkınır ve aralarında dinlenirsiniz. Ikınmak zor bir iştir ve yanınızda size destek olan kişi odaklanmanıza gerçekten yardım edebilir. Sizin rahat ve gevşemiş olmanıza yardım etmeli (buz parçaları verebilir ve pozisyonunuza destek olabilir), cesaret vermeli, cesaret vermeli, cesaret vermelidir. Kasılmalar boyunca kılavuzluk yapmalı, ne kadar büyük bir iş yaptığını ve yapmakta olduğunu beyan etmelidir. Kızgın veya duygusal davranırsanız kendisini kötü hissetmesin.

Tüm enerjinizi ıkınmaya vermelisiniz. Bir kadın sırtüstü yatma, çömelme veya diz üstü oturma gibi birçok pozisyonda doğum yapabilir. Her kadının daha kolay veya rahat bulduğu pozisyon farklıdır. Bazı çalışmalar çömelme gibi dik durulan pozisyonların doğum ağrılarının bu evresini kısaltabileceğini ve doğum kanalı yakınındaki dokuların sağlam kalmalarına yardımcı olabileceğini ortaya atmıştır. Bebeğin başı önce görünüp sonra vajinaya geri kayarsa cesaretiniz kırılmasın (iki ileri bir geri olabilir).

Epizyotomi

Epizyotomi

Bebeğinizin başı tamamen göründüğünde (taçlanma) doktorunuz ne zaman ıkınıp bebeğinizi doğuracağınızı size söyleyecektir. Bebeğinizin başı vajina girişinden göründüğünde vajina dokusu çok incelir ve gerilir. Bu sırada yanma ve batma hissedebilirsiniz. Bazen kadının cildi ve kasları yırtılmadan bebeğin başının sığması mümkün olmaz. Bu durumda doktorunuz vajina girişini genişletmek için uyuşturduktan sonra epizyotomi denilen küçük bir kesi yapabilir. Doğum yapan birçok kadında epizyotomiye gerek duyulmaz. Bazen bebeğe doğum kanalı boyunca kılavuzluk etmesi için vakum veya forseps kullanılabilir. Buna yardımla vajinal doğum denir. Bebeğiniz doğduktan sonra göbek kordonu kesilir. Siz veya eşiniz göbek kordonunu kesmek isterse doktorunuza söyleyin.

Bebeğinizin 9 ay boyunca içi su dolu bir kesede yüzdüğünü unutmayın. Kasılmalardan ve dar doğum kanalından geçti. Bu yolculuğun sonucunda kafası hunileşmiş, üzeri peynirimsi bir madde ile kaplı, gözleri şişmiş, sırtında, omuzlarında, alnında ve şakaklarında ince tüyler ve genital organları büyümüş olabilir.

Üçüncü evre

Üçüncü evre plasentanın doğumunu içerir. En kısa evredir, 5-30 dakika arası sürer. Kasılmalar doğumdan 5-30 dakika sonra başlayarak plasentanın doğma zamanını işaret ederler. Üşüme ve titremeleriniz olabilir. Plasenta doğar doğmaz doğum biter. Doktorunuz epizyotomiyi ve eğer varsa yırtıkları onarır. Artık dinlenebilir ve yenidoğan bebeğinizin keyfini çıkarabilirsiniz!

Doğum Ağrıları Sırasında İzlem

Ebe sizi ve bebeğinizin ilerlemesinin kontrolünü tansiyonunuzu, ateşinizi ve nabzınızı izleyerek ve idrarınızı en son ne zaman yaptığınızı, kasılmalarınızın ne sıklıkla geldiklerini, ağrıların başlangıcından itibaren ne kadar geçtiğini kontrol ederek yapar.

Doktorunuzun tehlike işaretlerini fark etmesi için bebeğin kalp atışları doğum ağrıları sırasında izlenir. Doktor veya ebe belirli aralıklarla (sıklıkla kasılma sonrasında) bebeğin kalp atışlarını dinlerler. Başlangıçta bu 15 dakikada birdir. Daha sonra daha sık dinlenir. Kalp atışı elde tutulan bir dinleme aleti ile duyulabilir. Bebeğinizin sağlığından endişe edilmediği taktirde kısa süreliğine bile olsa izleme makinesine bağlanmanıza gerek yoktur.

Elektronik (makine ile) bebek izleminde bebeğin kalp hızını ve rahim kasılmalarını ölçmek için elektronik bir ekipman kullanılır. Bu izlem kadının karnına dıştan bağlanan aletlerle yapılabilir. Bebeğin kafa derisine küçük bir alet bağlanarak da yapılabilir. Bazen her iki tip de kullanılır.

Doğum Ağrılarının Giderilmesi

Neredeyse tüm kadınlar, doğum sancıları ve doğumun ağrısı ile nasıl baş edeceklerinden endişe ederler. Doğum herkes için farklıdır. Bunun için ne hissedeceğinizi kimse önceden bilemez. Bir kadının doğum sırasında ne miktarda ağrı duyduğu kısmen bebeğinin büyüklüğü ve pozisyonuna doğum kanalının genişliğine, duygularına, kasılmalarının gücüne, ve doğuma bakış açısına bağlıdır. Çoğu kadın için bir bebek sahibi olmak bir miktar ağrının çekilmesi demektir. Ağrıyla baş etmenize yardımcı olan birçok yol vardır.

Bazı kadınlar yalnızca doğal ağrı giderme yöntemleriyle iyi idare ederler. Birçok kadın doğal yöntemleri ağrıyı gideren ilaçlarla birlikte kullanır. Doğuma olumlu bir bakış açısı geliştirmek ve korkuyu yönetmek de bazı kadınların ağrıyla baş etmelerine yardımcı olabilir. Doğum ağrılarının hastalık veya yaralanmaya bağlı ağrı gibi olmadığının farkında olmak önemlidir. Yerine, bebeğinizi aşağıya ve doğum kanalının dışına iten rahim kasılmaları nedeniyledir. Başka bir deyişle, doğum ağrısının bir amacı vardır.

Doğum hakkında olumlu düşünmenize yardımcı olması için şunları deneyin:

  • Hamilelik okuluna gidin.
  • Doktorunuzdan bilgi edinin. Sorularınızı yazın ve düzenli muayenelerinizde onlar hakkında konuşun.
  • Korkularınızı ve duygularınızı arkadaşlarınız, aileniz ve eşinizle paylaşın.

Doğumda doğal ağrıyı giderme yöntemleri

Birçok doğal yöntem kadınların rahatlamasına ve ağrının çekilebilir hale gelmesine yardımcı olur. Ağrıyı kolaylaştırmak için kadınların yapabileceği şeyler:

  • Nefes alıp verme ve rahatlama yöntemlerini deneme
  • Ilık duş alma ve banyo yapma
  • Masaj yaptırma
  • Belinize sıcak ve alnınıza soğuk bez uygulamak gibi sıcak ve soğuğu kullanma
  • Sevdiğiniz birinin, hemşirenin veya ebenin destekleyici bakımını alma
  • Ağrılar sırasında rahat bir pozisyon bulmak (ayakta durmak, çömelmek, oturmak, yürümek, vb.)
  • Doğum topu kullanmak
  • Müzik dinlemek

Gevşeme teknikleri, bazı kadınların doğum ağrılarının rahatsızlığını çok iyi kontrol etmelerini sağlar. Bu teknikler belirli bir düzende nefes alıp vermeyi ve başka bir yerde olduğunuzu hayal etmeyi içerirler. Çoğunlukla hamilelik okullarında öğretilirler. Doğum ağrıları sırasında ebe de bunları size öğretebilir.

Suda Doğum: Günümüzde doğum ağrıları sırasında rahatlığı bulmak için daha fazla kadın su kullanmaktadır. Buna hidroterapi denir. Ilık su küveti içinde doğum ağrılarını çekmek kadınların fiziksel olarak desteklenmiş hissetmelerine yardımcı olur ve sıcak ve gevşemiş tutar. Ayrıca ağrı çeken kadınların suda hareket etme ve rahat bir pozisyon bulmaları daha kolaydır.

Suda doğumda kadın doğum için suyun içinde durur. Amerikan Pediatri Akademisi güvenilirliğini gösteren çalışmaların olmaması ve nadir fakat bildirilmiş komplikasyonlar nedeniyle suda doğum hakkında endişelerini bildirmiştir.

Doğum ağrılarını gidermenin tıbbi yöntemleri

Doğum ağrıları sırasında doktorunuz veya ebe ağrının giderilmesine gerek duyup duymadığınızı size sormalıdır. Hangi seçeneğin sizin için en iyisi olduğuna karar vermenize yardımcı olmak onun görevidir. Günümüzde doğum ağrıları çeken kadınların birçok iyi iş gören ağrıyı giderme seçenekleri vardır Eğitimli ve deneyimli bir doktor tarafından verildiğinde riski azdır. Doktorlar doğum ağrılarının farklı evrelerinde değişik ağrıyı giderme yöntemleri de kullanabilirler. Bununla birlikte, tüm seçenekler her hastanede mevcut değildir. Ayrıca sağlık öykünüz, alerjileriniz ve hamileliğinizdeki herhangi bir problem bazı yöntemleri diğerlerinden daha iyi hale getirebilir.

Doğumda sık kullanılan ağrıyı giderme yöntemleri aşağıdaki tabloda tarif edilmiştir. Nadir fakat ciddi komplikasyonların bazen oluştuğunu unutmayın. Ayrıca, doğum ağrılarını idare etmek için kullanılan ilaçların çoğu plasentaya serbestçe geçer. Ağrıyı giderme yöntemlerinin doğumdan sonra bebeğinizi ve sizin emzirebilmenizi nasıl etkileyebileceğini doktorunuza sorun.

Yöntem

Nasıl Yardımcı
Olabilir

Bazı
Dezavantajları

Opyoidler – narkotikler de denilen, damardan
veya kas içine verilen morfin benzeri ilaçlardır. Bazen opyoidler epidural veya
spinal blokla da verilirler.

Opyoidler ağrıyı çekilebilir hale
getirir ve ıkınma kabiliyetinizi etkilemezler. Bu tip ağrı kesici alsanız bile
sonra hala epidural veya spinal blok
yaptırabilirsiniz.

  • Opyoidler
    ağrının tamamını ortadan kaldırmazlar ve etkileri kısa
    sürelidir.
  • Uykulu ve sersem
    hissetmenize neden olabilirler.
  • Bulantı ve
    kusmaya neden olabilirler.
  • Kaşınmanıza
    neden olabilirler.
  • Tam doğumdan
    önce verilemezler çünkü doğumda bebeğin kalp hızı ve solunumunu
    yavaşlatabilirler.

Epidural ve spinal
blok
– Epiduralde
belden, omuriliğin altındaki boşluğa bir tüp yerleştirilir. Doğum ağrıları
boyunca düşük dozlarda ilaç bu tüpten verilebilir. Spinal blokta düşük doz ilaç
beldeki omurilik sıvısına enjeksiyon olarak verilir. Spinal blok genellikle tek
doz olarak verilir.

Epidural ve spinal bloklar, doğum
ağrıları ve çocuğun doğumu sırasında çok az ağrı ile uyanık olmalarına olanak
verir. Epiduralde ağrı ilaç verildikten 10-20 dakika sonra kesilir. Uyuşmanın
derecesi ağrılarınız boyunca ayarlanabilir. Spinal blokta ağrı hemen kesilir
fakat sadece  1-2 saat
sürer.

  • Hareket
    edebilmenize rağmen yürüyemeyebilirsiniz.
  • Tansiyonunuzu
    düşürebilir, bu da bebeğinizin kalp atışlarını yavaşlatabilir. Damardan verilen
    sıvılarla bu risk azaltılmaya çalışılır. Sıvılar titremenize neden olabilir.
    Yalnız, ağrı çeken kadınlar epidural olmasa da
    titreyebilirler.
  • Omurilik kılıfı
    delinirse şiddetli baş ağrınız olabilir. Tedavi baş ağrısına yardımcı
    olabilir.
  • Doğumdan sonra
    birkaç gün bel ağrısı.
  • Epidural doğumun
    birinci ve ikinci evresini uzatabilir. İlaç geç veya yüksek dozda verilirse
    zamanı geldiğinde ıkınmakta zorlanabilirsiniz.Çalışmalar epiduralin yardımla
    normal doğum riskini artırdığını göstermektedir.

Ağrı kesiciler ağrıyı azaltan ilaçlardır. Kas içine veya damara enjekte edilebilirler. Bunlar daha rahat olmanızı sağlayabilir ve kasılmalar arasında dinlenmenize olanak verirler.

Anestetikler ağrıyı ortadan kaldıran ilaçlardır. Lokal anestezi küçük bir bölgeyi uyuşturur. Bölgesel anestezi (spinal veya epidural anestezi) rahim ve pelvis bölgesindeki ağrı hissini ortadan kaldırır. Bebeğin doğum kanalı boyunca ilerlemesi ise hala hissedilebilir. Ağrının bu şekilde giderilmesi uyanık olmanıza ve çok fazla ağrı hissetmeden bebeğin doğumuna katılmanıza olanak verir.

Epidural yapılırsa siz ve bebeğinizin daha yakından takip edilme gereğiniz vardır. Bu, tansiyonunuza daha sık bakılacağı ve kolunuzdan serum takılacağı anlamına gelir. Epiduralden ve ilave her ilaç dozundan sonraki 30 dakikada bebeğin kalp atışları da bir makine ile izlenir.

Epiduralin başlamasından ve ilave her dozdan 30 dakika sonra hala ağrınız varsa anestezistin gelip sizi tekrar değerlendirmesi istenir.

Epiduralde düşük dozda ilaç kullanılması tavsiye edilmektedir. Bu dolaşmanıza ve rahat edebileceğiniz bir pozisyonu bulabilmenize olanak verir. Bununla birlikte doğum ağrıları boyunca ilave dozlar yapıldıkça hareketiniz muhtemelen kısıtlanır.

Epiduraliniz bir kez takıldıktan sonra bebeğiniz doğup, plasenta çıkarılıp, dikişleriniz bitene kadar yerinde bırakılır.

Epidural takıldıktan sonra ıkınma hissiniz olmadıkça ve bebeğin başı görünmedikçe en az 1 saat boyunca ıkınmamalısınız. Bu vakum veya forseps gibi yardımla doğum riskini azaltır.

Epiduraliniz varsa açıklığınız tam olduktan sonra en geç 4 saat içinde doğurmalısınız.

Suni Sancı

Bazen doktorunuz suni sancı ile doğumu başlatmak isteyebilir. Doğumu başlatma kararı genellikle günü dolmasına rağmen doğum başlamadığında, veya anne yada bebeğin sağlığından endişe edildiğinde verilir. Doğum başlatmanın bazı özel sebepleri şunlardır:

  • Su gelir fakat ağrılar kendiliğinden başlamazsa
  • Rahim içinde enfeksiyon varsa
  • Bebek çok yavaş büyüyorsa
  • Kan uyuşmazlığı varken komplikasyonlar çıkmışsa
  • Bebeğin suyu azalmışsa
  • Tansiyon yüksekliği veya preeklemsi komplikasyonları varsa
  • Annede böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi hastalıklar varsa

Doktor rahim ağzını açmak, kasılmaları uyarmak ve normal doğuma hazırlamak için ilaç veya başka yöntemler kullanabilir. Suni sancı ile doğumun başlatılması bir kadının sezaryen olma şansını artırır. Dolayısıyla doktorunuz doğumun başlatılmasının yararlarının gebeliği devam ettirmenin risklerinden ağır bastığından emin olmak isteyecektir.

Sezaryen (Sezeryan, Sezaryan)

Sezaryen bebeğin ameliyatla doğurtulmasıdır. Bebek annenin karnından dışarıya çıkarılır. Sezaryen doğumlarının çoğu sağlıklı anne ve bebekle sonuçlanır. Fakat sezaryen büyük bir ameliyattır ve riskleri vardır. İyileşme de normal doğuma göre daha uzun sürer.

Doğum için risk faktörleri olmayan sağlıklı hamile kadınların çoğu normal yolla bebek sahibi olurlar. Yine de, son birkaç on yıldır tüm dünyada sezaryen oranları artmaktadır. Bugün ülkemizdeki doğumların yaklaşık yarısı sezaryenle gerçekleşmektedir. Bu oran 15 yıl önce çok daha düşüktü.

Halk sağlığı uzmanları birçok sezaryenin gereksiz olduğunu düşünmektedirler. Dolayısıyla, hamile kadınların doğumdan önce sezaryenle ilgili gerçekleri öğrenmeleri önemlidir. Kadınlar sezaryenin ne olduğunu, neden yapıldığını ve ameliyatın avantaj ve dezavantajlarını bilmelidir.

Sezaryen sebepleri

Doktorunuz siz veya bebeğiniz için normal doğumdan daha güvenli olduğunu düşünürse sezaryen önerebilir. Bazı sezaryenler planlıdır. Fakat birçok sezaryen doğum sırasında beklenmeyen sorunlar çıktığı zaman yapılır. Öyle bile olsa sezaryenle doğumun riskleri vardır. Sınırlı çalışmalar aşağıdaki durumlarda sezaryenle doğumun yararlarının risklerine ağır bastığını göstermiştir:

  • Anne birden fazla bebek taşıyorsa (ikiz, üçüz, vb.)
  • Annenin kalp hastalığı, HIV enfeksiyonu, Herpes enfeksiyonu gibi hastalıkları varsa
  • Annenin tehlikeli seviyelerde yüksek tansiyonu varsa
  • Annenin çatısında problemler varsa
  • Plasentada problemler varsa
  • Göbek kordonunda problemler varsa
  • Bebeğin pozisyonunda problemler varsa, örneğin makat
  • Bebekte kalp atışlarının yavaşlaması gibi sıkıntı belirtileri çıkması
  • Anne önceden sezaryen olmuşsa

Hasta isteği ile sezaryen: kadın seçebilir mi?

Artan sayıda kadın bir tıbbi neden olmaksızın sezaryen talep etmektedir. Bazı kadınlar doğumun ağrılarından korktukları için sezaryen ister. Bazıları da bebeklerini ne zaman ve nasıl doğuracaklarına karar verebilme kolaylığını severler. Diğer bazıları da yırtılma ve cinsel problemler gibi normal doğumun risklerinden korkarlar.

Fakat kadınların sezaryeni seçmelerine doktorların izin vermesi güvenli ve etik midir? Cevap kesin değildir. Sadece her iki doğum şekli üzerine yapılmış daha fazla çalışma cevabı verecektir. Bu arada, birçok kadın-doğumcu kadınlarla isteğe bağlı sezaryene karşı konuşmanın etik bir sorumluluk olduğunu düşünmektedir. Başkaları riskleri ve yararlarını anladıkları taktirde kadınların sezaryeni seçebilmeleri gerektiğini düşünmektedir.

Sezaryenin sadece tıbbi nedenlerle yapılmasına inanan uzmanlar riskleri işaret ediyorlar. Bu riskler enfeksiyon, tehlikeli kanama, kan verilmesi ve kan pıhtılaşmasıdır. Sezaryenle doğan bebeklerin doğumdan hemen sonra daha fazla solunum problemleri olur. Sezaryen olan kadınlar hastanede normal doğum yapanlara göre daha fazla kalırlar. Ayrıca bu ameliyatta iyileşme daha uzun sürer ve sıklıkla normal doğuma göre daha fazla acı verir. Sezaryen sonraki gebeliklerde de problem çıkma riskini artırır. Sezaryen olmuş kadınlarda rahimde yırtılma riski daha büyüktür. Rahim yırtılırsa bebek ve annenin yaşamı tehlikeye girer.

İsteğe bağlı sezaryenlerin destekçileri bu ameliyatın kadının pelvik organlarını koruyabileceğini, bağırsak ve idrar torbası problemleri riskini azalttığını ve bebek için normal doğum kadar güvenli olduğunu söylemektedirler.

Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü ve Amerikan Kadın-Doğumcular Birliği, bir doktorun hasta isteğine göre sezaryen yapma kararını her vaka için ayrı ayrı alması gerektiği konusunda fikir birliğindedirler. Amerikan Kadın-Doğumcular Birliği, bir hekimin sezaryenle doğumun kadın ve bebeğinin tümden sağlığı ve iyiliğini normal doğumdan daha fazla düzelttiğine inanıyorsa sezaryen yapmasının etik olarak doğru olduğunu söylemektedir. Her iki organizasyon tıbbi bir gereksinim olmadıkça sezaryenin 39 gebelik haftasından önce asla planlanmaması gerektiğini de belirtmektedir.

Sezaryen tecrübesi

Birçok sezaryen planlı değildir. Dolayısıyla hamile olan tüm kadınların sezaryen hakkında bilgi sahibi olmaları önemlidir. Bir sezaryen planlı da olsa, doğum sırasında da yapılsa birçok kadın için olumlu bir tecrübe olabilir. Aşağıdaki özet bilgiler acil olmayan bir sezaryen sırasında nelerle karşılaşabileceğinizi ve sorulabilecek soruları bilmenize yardımcı olacaktır.

Sezaryenden önce. Sezaryen yaklaşık 15-30 dakika sürer. Ameliyathanede gerçekleşir. Dolayısıyla eğer doğumhanede iseniz ameliyathaneye götürülürsünüz. Çoğunlukla ameliyathanenin durumu sakindir. Bir doktor epidural veya spinal blokla ilaç verir. Bu vücudunuzun bir kısmında ağrı hissini keser fakat uyanık olmanıza olanak tanır. Spinal blok hemen etkisini gösterir ve göğsünüzden aşağısını tamamen uyuşturur. Epiduralde ağrı hissi kaybolur fakat bir miktar çekme ve itmeyi hissedersiniz. Uykuya dalmanıza ve bilincinizi tamamen kaybetmenize neden olan ilaçlar genellikle sadece acil durumlarda kullanılır. Karnınız temizlenir ve boyanır. Sıvı ve ilaç verilebilmesi için serum takılır. Bir hemşire mesaneyi boşaltmak için idrar sondası takar. Bu ameliyat sırasında idrar torbanızın zarar görmesini önlemek içindir. Kalp atışlarınız, tansiyonunuz ve solunumunuz da izlenir. Sorulacak sorular:

  • Ameliyat sırasında yanımda destek olacak bir kişi bulunabilir mi?
  • Ağrıyı kesmek için seçeneklerim nelerdir?
  • Ameliyat sırasında müzik çaldırabilir miyim?
  • Eğer istersem ameliyatı seyredebilir miyim?

Sezaryen sırasında. Doktor 2 kesi yapar. İlki yaklaşık 15 cm. uzunluğundadır ve cilt, yağ ve kastan geçer. Çoğu kesi karnın alt kısmında yanlamasına yapılır ki buna “bikini kesisi” denir. Sonra doktor rahmi açmak için bir kesi yapar. Açıklık tam bebek sığacak kadar yapılır. Doktor bebeği desteklemek için bir elini kullanırken hemşire veya başka bir doktor bebeğin dışarıya çıkmasına yardımcı olmak için rahmi iter. Bebeğin ağzından ve burnundan sıvı emilir. Doktor bebeği görmeniz için havaya kaldırır. Bebeğiniz doğduktan sonra göbek kordonu kesilir ve plasenta çıkarılır. Sonra doktor rahim ve karnı temizler ve diker. Onarım ameliyat zamanının çoğunu alır. Sorulacak sorular:

  • Eşim göbek kordonunu kesebilir mi?
  • Doğumdan hemen sonra bebeğime ne olur?
  • Ameliyatta tamirat sırasında bebeğimi tutup dokunabilir miyim?
  • Emzirmeyi denemeye ne zaman başlayabilirim?
  • Eşim ne zaman fotoğraf veya video çekebilir?

Sezaryenden sonra. Ayılma odasına götürülür ve birkaç saat izlenirsiniz. Titreme, bulantı ve uyku hali hissedebilirsiniz. Sonra hastane odasına getirilirsiniz. Siz ve bebeğiniz hazır olduğunuzda bebeğinizi tutabilir, sokulabilir ve besleyebilirsiniz. Bir çok kişi sizi görmek için heyecanla bekler. Fakat çok fazla ziyaretçi kabul etmeyin. Hastanedeki zamanınızı dinlenmek ve bebeğinize bağlanmak için geçirin. Sezaryen büyük bir ameliyattır ve iyileşme yaklaşık 6 hafta sürer (yeni anneliğin yorgunluğunu saymazsak). Önünüzdeki haftalarda mümkün olduğunca fazla dinlenerek iyileşmeye odaklanmalısınız – başka bir şeye değil). Çok fazla yüklenmemeye dikkat edin ve gerektiğinde yardım isteyin. Sorulacak sorular:

  • Ayılma odasında bebeğim bana getirilebilir mi?
  • Benim için en iyi emzirme pozisyonları nelerdir?

İlgili Yazı Yok.

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.canersonmez.com/index.php/2012/05/dogum/

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.