«

»

Sezeryan

sezeryan doğumSezeryan Nedir?

Kadınların çoğu normal doğum yapar. Sezeryan, kadın-doğum uzmanının anne karnını ve rahmini kestikten sonra oluşan açıklıktan bebeği dışarı çıkardığı bir operasyondur.

Sezeryan, önceden planlanabileceği gibi (örneğin bebek ters duruyorsa) hamileliğiniz veya doğum sırasında komplikasyonlar geliştiği taktirde acil olarak da yapılabilir.

Doktorunuza Sezeryan Hakkında Sorabileceğiniz Sorular

  • Sezeryan hakkında daha fazla bilgi verebilir misiniz?
  • Sezeryan talep edebilir miyim?
  • Sezeryanın benim veya bebeğimin sağlığına herhangi bir riski olur mu?
  • Sezeryan olma ihtimalini nasıl azaltabilirim?
  • Plansız bir sezeryana neden gerek duyulur?
  • Sezeryan olmayı kabul etmezsem başıma neler gelebilir?
  • Sezeryan olmak doğurganlığımı ve gelecekteki gebeliklerimi nasıl etkiler?
  • Sezeryan olmuş başka bir kadınla konuşabilir miyim?
  • Aileme de bilgi verebilir misiniz?

Doğum Normal mi Sezeryan mı?

Bebeğinizi nasıl doğuracağınıza karar vermenizi sağlamak için doktorunuz sezeryanın normal doğuma göre avantajlarını ve risklerini size anlatacaktır. Bunu yaparken doktorunuz sizin durumunuzu, tercihlerinizi, endişelerinizi ve gelecekteki hamilelik planlarınızı dikkate alır.

Daha önceden hem normal doğurmuş hem de sezeryan olmuş kadınların normal doğurma ihtimalleri yalnızca sezeryan olmuş kadınlara göre daha fazladır.

Sezeryan gerekecek olursa doktorunuz sezeryanın neden gerekli olduğunu açıklayacaktır.

Sezeryan gereğinin aciliyet düzeyi aşağıdaki standart kategorilerden biri olabilir:

  1. Sizin veya bebeğinizin yaşamı acil tehlike altında ise
  2. Sizin veya bebeğinizin sağlığı konusunda endişe var fakat yaşamlarınız acil tehlikede değilse
  3. Sizin veya bebeğinizin sağlığı konusunda acil bir endişe yok fakat bir durum nedeniyle erken bir doğum gerekli ise
  4. Doğum siz veya doktorunuzun uygun olduğu bir zamanda olacaksa

İsteğe Bağlı Sezeryan

Doktorunuz sezeryan isteminizin sebeplerini araştırır ve sizinle konuşur. Talebiniz tıbbi nedenlerle değilse doktorunuz sezeryan ve normal doğumun tümden yarar ve risklerini size anlatacaktır. Doğru bilgilendirildiğinizden emin olmak için anestezi uzmanı ile de görüşebilirsiniz.

Normal doğum hakkında korkularınız olduğu için sezeryan talep ediyorsanız doktorunuz korkularınızı bir psikologla konuşmanızı size önerebilir.

Bu aşamalardan sonra hala normal doğum yapmak istemiyorsanız sezeryan talebiniz kabul edilir.

Doktorunuz sezeryan yapmak istemezse sizi sezeryan için başka bir kadın doğum uzmanına gönderecektir.

Sezeryan Doğumun Riskleri Dezavantajları

Ülkemizde yaklaşık iki  kadından biri sezeryan olmaktadır. Aşağıda önceden planlanmış bir sezeryan ameliyatının kadın ve bebeğinin sağlığı üzerindeki risklerini gösterdik. Bu riskler önceden sezeryan olmamış ve hamileliğinde hiçbir problem bulunmayan kadınlar için geçerlidir. Her kadın, bebek ve durum için geçerli değildir.

Hamilelikte veya doğumda gelişen bir problem nedeniyle planlanmamış bir sezeryan olursanız riskler farklı olacaktır.

Nadir olmakla birlikte, yoğun bakım ünitesine yatma mecburiyeti sezeryan doğumdan sonra normal doğumdan sonraya göre daha muhtemeldir. Ancak bunun sezeryan nedeniyle mi yoksa sezeryan gerektiren nedenlere mi bağlı olduğu açıklığa kavuşmamıştır.

Sezeryan sonrasında emzirmeye başladıktan sonra emzirme problemi, doğum sonrası depresyon veya başka psikolojik problemler, ilişki sırasında ağrı veya dışkı kaçırma problemi  yaşama ihtimaliniz diğer annelerden fazla değildir.

Planlı sezeryan ile planlı normal doğumun etkilerinin karşılaştırılması

Planlı sezeryan kadınlarda aşağıdakilerin riskini azaltabilir:

  • Doğumda ve doğumdan 3 gün sonra perine ve karın ağrısı
  • vajina hasarı
  • doğum sonrası aşırı kanama
  • kan kaybına bağlı şok.

Planlı sezeryan bebeklerde aşağıdaki riski artırabilir:

  • yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış.

Planlı sezeryan kadınlarda aşağıdakilerin riskini artırabilir:

  • hastanede daha uzun süre yatış
  • doğum sonu kanama nedeniyle rahmin alınması
  • kalp krizi.

Sezeryan Endikasyonları (Tıbbi Nedenleri)

Önceden planlanmış bir sezeryan önerilmesinin birçok nedeni vardır.

Bebeğiniz ters yerleşmişse

Bebeklerin çoğu doğmadan önce rahimde baş aşağı pozisyon alırlar. Gebeliğinizde hiçbir probleminiz yoksa ve bebeğiniz 36’ncı haftada hala ters ise doktorunuz size dışarıdan baş çevirme denilen bir işlem önerebilir. Bu işlemde, doktor önce ellerini annenin karnının üzerine koyar ve bebeğin başını nazikçe iterek aşağıya çevirmeye çalışır. Dışarıdan baş çevirme işlemi her zaman işe yaramaz. Fakat eğer bebek başı aşağıda olacak şekilde dönerse genellikle normal doğurtulabilir.

Şu durumlarda bu işlem teklif edilmez:

  • suyunuz gelmişse
  • doğum ağrılarınız başlamışsa
  • rahminizden ameliyat geçirmişseniz veya rahminizin şekli bozuk ise
  • bebeğinizin sağlığı riskte ise
  • hazneden kanamanız varsa
  • bir hastalığınız varsa

Eğer hamileliğinizin sonunda bebeğiniz hala ters duruyorsa ve dışarıdan baş çevirme işlemi sizin için uygun değilse veya başarısız olmuşsa size sezeryan teklif edilir. Bu durumda sezeryan, bebeğinizin normal doğum sırasında ölmesi veya sakatlanması riskini azaltır.

Bebeğin eşi aşağıya yerleşmişse

Sizde plasenta previa (bebeğin eşinin doğum kanalını kapatması) varsa sezeryan önerilir. Önceden sezeryan olmuşsanız ve doktorunuz hamileliğinizin 32-34 haftalarında bebeğin eşinin aşağı yerleşimli olduğunu doğrularsa plasentanın rahme anormal yapışıp yapışmadığını görmek için renkli Doppler ultrason önerilir. Sonuçlar anormal bir yapışma düşündürürse emin olmak için MR da önerilebilir. MR’ın bebek üzerinde herhangi bir uzun dönem riski olduğunu gösteren delil yoktur. MR çekilirken sanılanın aksine röntgen ışınları kullanılmaz.

Bütün bu yukarıdaki testler sonucunda plasentanın rahimdeki eski sezeryan yarasına anormal yapıştığı düşünülürse sezeryan konusunda doktorunuz sizinle konuşacaktır.

HIV pozitif iseniz, Sizde hepatit veya herpes varsa,

Bu yazı yalnızca sezeryan ile ilgilidir. Virüs enfeksiyonunun bebeğinize geçme şansını azaltacak başka tedaviler varsa doktorunuz bunlar hakkında sizinle konuşacaktır.

HIV

Yalnızca HIV pozitif iseniz bazı durumlarda sezeryan olmak bebeğe enfeksiyon geçirme riskini azaltır. HIV pozitif hamilelerde sadece şu durumlarda sezeryan önerilir:

  • anti-retroviral tedavi almıyorsanız veya
  • anti-retroviral tedavi alıyor fakat virüs yükünüz yüksekse

veya

  • HIV pozitifsiniz ve hepatit C’niz varsa.

Viral yükünüz düşük ile yüksek seviyeler arasında ise ve anti-retroviral tedavi alıyorsanız sezeryan yada normal doğumu seçebilirsiniz çünkü sezeryanın enfeksiyonu bebeğinize geçmesi riskini azalttığına dair yeterli kanıt yoktur.

Hepatit

Sizde tek başına hepatit C virüsü varsa planlanmış bir sezeryan gereksiniminiz yoktur çünkü sezeryan virüsün bebeğinize geçme riskini azaltmaz.

Hepatit B’niz varsa sezeryan mecburiyeti yoktur çünkü sezeryan hepatitin bebeğinize geçme riskini azaltmaz. Eğer izniniz olursa hepatit olma riskini azaltmak için bebeğiniz doğduğunda ona hepatit aşısı ve immünglobulin (antikor içeren enjeksiyon) yapılabilir.

Herpes simpleks virüsü

Hamileliğinizin son 3 ayında, cinsel organınızda ilk defa uçuk (genital herpes) çıkmışsa size sezeryan önerilir. Fakat önceden genital herpes geçirmiş ve doğum zamanında cinsel organınızdaki uçuk tekrardan çıkmışsa size planlanmış bir sezeryan önerilmez. Doğum zamanında tekrarlayan bir herpes geçiriyorsanız, sezeryan amaliyatının virüsü bebeğinize geçme riskini önlediğine dair yeterli delil yoktur.

İkiz gebelik

Sağlıklıysanız ve hamileliğinizde komplikasyonlar gelişmedi ve ikizlerden öndeki baş geliş ise (doğum için normal olan pozisyon) size planlı bir sezeryan rutin olarak önerilmez. Böyle durumlarda, planlı bir sezeryan doğumun ikizlerden ikincisi için daha sağlıklı olduğu kesin değildir.

Öndeki ikiz ters yerleşmiş ise size planlı bir sezeryan önerilir. Sezeryan ameliyatının ikiz doğumun risklerini ortadan kaldıracağı kesin olmamasına rağmen bu, güncel tıbbi pratikte yapılandır.

Bebeğiniz küçükse

Anne karnında yeterli büyüyemeyen bebekler “gebelik haftasına göre küçük” bebekler olarak bilinirler. Bunların doğum esnasında hastalanma veya ölme riskleri daha yüksektir fakat planlanmış bir sezeryan doğumun bu risk üzerinde herhangi bir değişiklik yaptığına dair elde yeterli kanıt yoktur. Böyle durumlarda başka komplikasyonlarınız olmadığı takdirde size planlı bir sezeryan rutin olarak teklif edilmez.

Bebeğiniz henüz olgun değilse (yani prematürse)

Çok erken doğan bebeklerin ölüm veya komplikasyon riski daha yüksektir. Bununla birlikte, planlanmış bir sezeryan ameliyatının bu risk üzerinde herhangi bir değişiklik yaptığına dair yeterli araştırmalar yoktur. Bu durumda, başka komplikasyonlarınız olmadığı taktirde size planlı bir sezeryan rutin olarak teklif edilmez.

Sezeryan Gerekmesi Şansını Neler Etkileyebilir?

Sezaryan operasyonuna gerek olup olmayacağını önceden bilmek

Çatınızın ölçülmesi için alttan muayene olmanız veya röntgen filmi çekilmesi size teklif edilmez çünkü bunlar doğumunuzun gidişatını önceden bilmeye yardımcı olmazlar. Aynı sebepten, doktorunuzun doğumunuzun gidişatını öngörmeye çalışmak için boyunuzu, ayakkabı numaranızı veya bebeğinizin büyüklüğünü dikkate alması gerekli değildir.

Vücut kitle endeksiniz 50′den fazla ise doktorunuz sezeryan gerekip gerekmediğine karar verirken tek başına bu rakamı göz önüne almaz.

Sezeryan şansını azaltan şeyler

Bazı şeylerin sezeryan ihtiyacını azalttığı bilinmektedir. Bunlar doğumunuzun, burada  belirtilmeyen başka yönlerini ise etkileyebilirler:

  • Sağlıklıysanız ve hamileliğinizde beklenen hiçbir problem yoksa bebeğinizi evde doğurmayı planlamanız.
  • Doğum ağrılarını çekerken başka bir kadının destek olarak yanınızda bulunması.
  • Gebeliğin 41’nci haftasından sonra hala doğurmamış iseniz size suni sancı verilmesinin teklif edilmesi. Bu bebek için daha güvenlidir.
  • Doğumunuzun gidişatını takip etmek için partogram denen bir kartın kullanılması. Aralıklarla ebe veya doktorunuz, rahim ağzının ne kadar açıldığını ölçmek için sizi alttan muayene etmeyi ve bebeğin ne kadar aşağı indiğini görmek için karnınıza dokunmayı teklif edecektir. Eğer doğumun ilerlemesi, ortalamanın 4 saatten daha fazla gerisinde ise seçeneklerinizin neler olduğu (normal doğuma devam etmek de dahil) sizinle tartışılır ve uygun girişimlerde bulunulur.
  • Bazı durumlarda, ebe veya doktor, karnınıza bağlanan elektronik cihazları kullanarak bebeğin kalp atımlarını ve rahim kasılmalarını doğum boyunca izlemek gereğini duyar. Buna kardiyotokografi denir. Ebeler veya doktorunuz bebeğinizin ağrılarla baş edemediğinden şüphelenirlerse  harekete geçebilirler. Harekete geçmek hemen sezeryan yapılmasını da içerir fakat karar verilmeden önce genellikle başka bir tetkik teklif edilir. Bu tetkik bebekten kan örneği alınmasıdır. Bunun için hazneye bir muayene aleti yerleştirilir. Bebeğin kafa derisine bir iğne batırılarak çıkan kandan ince bir tüple örnek alınır. Bebeğin ağrılarla baş edip etmediğini görmek için bu örnek tetkik edilir. Bu testi yaptırmak gereksiz bir sezeryanı önleyebilir.

Sezeryan gerekme ihtimalini etkilemeyen şeyler

Bazı şeyler, doğumun veya doğum ağrılarının bazı yönlerini etkileyebilmelerine rağmen sezeryan gereksiniminde hiçbir değişiklik yapmazlar. Bunlar:

  • sağlıklıysanız ve hamileliğinizde bir problem yoksa doğumu ebelerin yönettiği bir doğumhanede yapmayı planlamanız
  • sancı çekerken etrafta yürümek
  • rahim ağzı tam açıldıktan sonra sırtüstü yatmamak
  • sancıları su içinde çekmek
  • sancılar sırasında belden uyuşturulmak (epidural)
  • ahududu yaprakları çiğnemek
  • suyun erken getirilmesi (hazneye plastik bir kanca yerleştirilir ve bebeğin etrafındaki kese patlatılır)
  • sancılar sırasında aktif yönetim (bir ebeden bire bir destek, suların erken getirilmesi ve rahim kasılmasını artırmak için erken ilaç kullanımı).

Tamamlayıcı ve alternatif tedavilerin (örneğin akupunktur, aromaterapi, hipnoz, bitkisel ürünler, besin katkıları, homeopatik ilaçlar) sezeryan olma şansını azaltıp azaltmadığı konusunda daha ileri araştırmalara gerek vardır.

Acil Sezeryan Gerektiren Nedenler

Acil sezeryan şu durumlarda gerekli olabilir:

  • sizin veya bebeğinizin sağlığının tehlikede olması endişesi
  • doğum ilerlemiyor
  • gebelik veya doğum sırasında hazneden kanama
  • planlanmış sezeryan tarihinden önce doğum ağrılarının başlaması.

Bazı durumlarda bebeğin mümkün olan en kısa zamanda doğurtulması gerekebilir.

Sezeryan Nasıl Yapılır?

Sezeryan Operasyonu

Planlanmış bir sezeryan normalde gebeliğin 39’ncu haftasından önce yapılmazsa iyi olur. Aksi taktirde doğumdan kısa bir zaman sonra bebekte solunum problemleri çıkabilir. Bebekte solunum problemlerinin çıkma ihtimali 39′ncu haftadan sonra daha azdır.

Doğum için tercihleriniz (örneğin bebeğin doğumunu görmek için perdenin alçaltılması, bebeğin duyduğu ilk sesin sizinki veya çalmakta olan müzik olması için sessizlik) eğer mümkünse yerine getirilmelidir.

Sezeryan operasyonu hakkında doktorunuza sorabileceğiniz sorular

    • Bana neden sezeryan önermeye karar verdiğinizi açıklayabilir misiniz?
    • Sezeryan operasyonu neleri içerir?
    • Ne tür dikiş atılacak? Bunları ne zaman aldırmalıyım?
    • Eşim operasyon boyunca beraberimde kalabilir mi?
    • Sezeryan operasyonundan sonra iyileşmem ne kadar süre alacak? Bebeğime kendi başıma bakabilecek miyim?
    • Hastanede ne kadar yatmam gerekecek?

Sezeryan öncesi tetkikler

Sezeryan öncesinde kansızlık olup olmadığına bakmak için bir kan testi yapılır.

Her 100 kadının yaklaşık 4-8’i sezeryan sırasında 1 litreden daha fazla kan kaybeder. Bazı kadınlarda aşağıdakilerden biri varsa sezeryan operasyonunda aşırı kan kaybetme riski yüksektir:

  • doğum başlamadan önce aşırı kanama
  • bebeğin eşinin rahimden ayrılması (dekolman)
  • bebeğin eşinin rahmin girişi boyunca yerleşmesi (plasenta previa)
  • rahimde yırtık (sıklıkla önceki sezeryan yerinden).

Bu problemlerden herhangi birisine sahipseniz sezeryan sırasında kan verilmesi icap edebilir ve kan merkezi bulunan bir hastanede sezeryan olmalısınız.

Hamileyken sağlıklıysanız aşağıdakilerin yapılmasına gerek yoktur:

  • kan pıhtılaşma testleri
  • kan hazırlanması (bunun için önceden bir kan örneği alınıp kan grubunuza bakılır ve gerektiğinde doğumda kullanılmak üzere kan merkezinde saklanır)
  • sezeryan ameliyatından önce ultrason yapılması; aşırı kanama veya bebeğin sakatlanma riskini azaltmaz.

Antibiyotiğin size tam sezeryandan önce yapılması önerilmelidir çünkü antibiyotikler operasyon sonrası enfeksiyon kapma riskinizi azaltırlar. Antibiyotiğin bebeği etkilediğini gösteren bir kanıt yoktur.

Sezeryan için anestezi

Sezeryan operasyonu genellikle bölgesel anestezi (spinal veya epidural) ile yapılabilir. Bölgesel anestezi vücudunuzun alt kısmını uyuşturur ve operasyon sırasında uyanık olacağınız anlamına gelir. Bölgesel anestezi siz ve bebeğiniz için genel anesteziye göre daha güvenlidir. İlaç ameliyat odasında veya komşu bir odada verilebilir.

Size, sezeryan ameliyatından sonra kullanabileceğiniz ağrı kesicilerden ihtiyaçlarınıza en uygun olanı reçete edilir. Sezeryan ameliyatınız için bölgesel anestezi yapılırsa omuriliğe anestetikle beraber morfin de verilir. Morfin daha sonra başka ağrı kesicilere olan ihtiyacı azaltır.

Sezeryan için bölgesel anestezi yapılırsa, idrar kesenizi boşaltmak için idrar sondasına ihtiyaç duyarsınız çünkü idrar keseniz dolup da boşaltılması gerektiğinde bunu söyleyemezsiniz.

Sezeryan için spinal veya epidural anestezi yapılıyorsa size efedrin veya fenilefrin denilen bir ilaç verilir. Bu ilaç serum içine konulur ve tansiyonunuzun düşmesi riskini azaltmak için sezeryan ameliyatı boyunca verilir.

Acil sezeryan olursanız, genel anestezi gerekebilir. Anestezi ilacı nedeniyle operasyon sırasında kusma riskiniz vardır. Bu olursa midenizdeki sıvı ve yiyecek parçacıkları akciğerlerinize kaçabilir (buna aspirasyon denir)  ve potansiyel olarak ciddi bir enflamasyona neden olabilir (aspirasyon pnömonisi denir).

Doğum ağrıları çekerken yemek yemek midenizdeki sıvı ve yiyecek miktarını artırır ve bu ,genel anestezi uygulanırsa aspirasyon riskini artırabilir. Tost, kraker veya az yağlı peynir gibi yiyeceklerin (artık oranı düşük yiyecekler) aspirasyon riski tam belli değildir. Doğum sırasında vücut sıvısı ile eşit yoğunlukta tuz ve şeker içeren (izotonik içecekler) içecek tüketilmesi midenizi şişirmeden size enerji verir.

Acil sezeryan olursanız doktorunuz kusma ve kusmuğun akciğerlere kaçma riskini şöyle azaltır:

  • bulantı ve kusmayı önlemek için size ilaç verilir
  • midenizdeki asitliği azaltmak için antiasitler ve midenizdeki yiyecek miktarını az tutmak ve asitliğini azaltmak için ilaçlar verilir
  • Akciğerlerinize sıvı ve yiyecek parçacıklarının kaçmasını önlemek için standart acil prosedürleri uygulanır

Bir kişi genel anestezi altında ise akciğerlerin hava ve oksijenle beslenmesini sağlamak için ağız veya burundan bir tüp yerleştirilmesi gerekebilir.

Sezeryan operasyonu sırasında

Sezeryan olursanız akciğerlerinizde veya bacaklarınızda kanın pıhtılaşma riski daha fazladır. Bunun olma riskini azaltmak için size örneğin elastik destek çorapları giymeniz, sezeryan sonrası en kısa zaman içinde yürümenize yardım edilmesi veya pıhtılaşmayı azaltıcı iğneler yapılması önerilir. Doktorunuz bunlardan hangilerine gerek duyduğunuza karar verirken sizin pıhtılaşma riskinizi değerlendirecektir.

Bebeğiniz doğar doğmaz, rahminizin kasılmasını sağlayarak kan kaybını azaltmak için oksitosin isimli bir ilaç damardan yavaşça verilir.

Sezeryan sırasında bebeğinizin sağlığının kontrolü

Doktorunuz dahil ameliyathanede çalışan personel yeni doğan bebeklerin canlandırılması eğitimini almışlardır. Bebekte sıkıntı şüphesi nedeniyle sezeryan olursanız, doktorunuz bebeğinizin göbek kordonunun atardamarındaki kanın asitliğini ölçer. Bu doktorların, bebeğinizin sıkıntıda olup olmadığını teyit etmelerine ve bebeğin sonraki bakımını planlamalarına yardımcı olur.

Sezeryan ile doğan bebeklerin vücut ısılarının düşme ihtimali normal doğan bebeklere göre daha fazladır. Ameliyathanede bebeğinizle ilgilenecek personel bebekleri sıcak tutmak için gerekli önlemleri alırlar (örneğin ameliyathanede bebeğin bakımını radyan ısıtıcı altında yaparlar ve bebeği sıcak battaniyelerle sararlar).

Mümkün olan en kısa zaman içinde bebeğinizle cilt-cilde temas edebilmeniz için gereken ayarlamaları doktorunuzdan rica edin. Bu, kadınların bebekleriyle ilgili pozitif düşünmelerini sağladığı gibi annelik becerilerini geliştirmelerine ve başarılı olarak emzirme şanslarını artırmalarına yardımcı olur. Bebeğin ağlama miktarı da azalır.

Sezeryan ameliyatından sonra

Ameliyattan hemen sonra ayılma odasında uygun olarak eğitilmiş bir personel tarafından normal olarak nefes alana ve açık olarak konuşabilip anlaşabilene kadar birebir gözlenirsiniz.

Ayıldıktan sonra, sizinle ilgilenen personel solunum hızınıza, nabzınıza, kan basıncınıza ve ağrı hissedip hissetmediğinize veya kendinizi uykulu hissedip hissetmediğinize 2 saat boyunca her yarım saatte bir ve daha sonra saatte bir bakacaktır. Bu gözlemler, hangi tip anestezi aldığınıza bağlı olarak birkaç saat boyunca yapılacaktır. Kendinizi iyi hissetmezseniz veya gözlemler değişiyorsa doktorunuz gelip size bakacaktır.

Sezeryan sonrasında bebeğinizi emzirmeye başlamada biraz zorlanabilirsiniz. Dolayısıyla, sadece bu işle görevli bir hemşire size ek  destek ve yardımcı olacaktır. Bir kez emzirmeye başladığınızda devam edebilme ihtimaliniz normal doğumdakiyle aynıdır.

Tedavi gerektiren bir enfeksiyonunuz olmadıkça, sezeryandan sonra antibiyotiklere devam etme gereği yoktur.

Kendinizin kontrol edebildiği morfin türü ağrı kesiciler size önerilebilir (hasta kontrollü analjezi). Bununla birlikte, bunlar sizi sersemletip bulantı yapabilir. Dolayısıyla, eğer sizin için uygunsa diklofenak gibi ağrı kesiciler de önerilir. Ayrıca diklofenak almak morfin tipi ağrı kesicilere olan ihtiyacınızı azaltabilir.

Sezeryandan sonra hiçbir probleminiz yoksa ve iyileşmeniz normalse canınız istediğinizde yemek yiyebilir ve su içebilirsiniz.

İdrar sondanız, bölgesel anestezi yapılmışsa yürüyebildikten sonra ve son ilaçtan en erken 12 saat sonra çekilecektir.

Kesi yerine 24 saat sonra pansuman yapılır. Drenler enfeksiyon veya morarma riskini azaltmazlar, dolayısıyla sezeryan operasyonunda kullanılmamalıdırlar.

Hastaneden taburcu olmadan önce veya arzu ederseniz daha sonraki uygun bir zamanda neden sezeryan olduğunuzu doktorunuzla konuşun. Gelecekteki gebeliklerinizdeki seçenekleriniz hakkında da bilgi alın.

Sezeryan sonrası bebeğinizin bakımı her yenidoğanınki gibi yapılır.

Sezeryan Sonrası Eve Ne Zaman Gidebilirim?

Kadınlar genelde sezeryandan sonra 3-4 gün hastanede kalırlar. Fakat siz ve bebeğiniz iyiyseniz ve eve erken gitmek isterseniz bundan daha erken (24 saatten sonra) eve gidebilir ve sonraki bakımınızı evde yaptırabilirsiniz.

Sezeryan Sonrası Bakım

Rutin doğum sonu bakıma ek olarak, sezeryan sonrası iyileşme konusunda size tavsiyelerde bulunulur. Eğer gebelik veya doğum sırasında komplikasyonlar gelişmişse bunlar hakkında da tavsiyelere ihtiyacınız olacaktır.

Kesi yerinizin bakımı için gevşek, rahat elbiseler ve pamuklu iç çamaşır giymelisiniz. Hergün kesi yerini nazikçe temizleyip kurulayın. Muhtemel bir yara enfeksiyonu açısından kesi yerinizde acı, kızarıklık ve akıntı olup olmadığını kontrol edin. Ateşiniz çıkarsa doktorunuza haber verin.

Sezeryan sonrası ağrı

Eve gittiğinizde ihtiyacınız olduğu müddetçe düzenli ağrı kesiciler kullanmalısınız. Şiddetli ağrı için ibuprofen ve hafif ağrı için parasetemol alabilirsiniz.

Sezeryan sonrası dikkat edilmesi gerekenler

İdrar yaparken yanma veya idrar kaçırma gibi şikayetleriniz olursa doktorunuza haber vermelisiniz.

Hazneden olan kanamanız artarsa veya kanama sırasında ağrınız olursa doktorunuza haber vermelisiniz. Sezeryandan sonra bunun parça kalmasına bağlı olma ihtimali düşüktür. Genellikle rahim döşemesinin enfeksiyonuna bağlıdır.

Öksürük veya nefes darlığı veya bacakta şişme ve ağrı olursa doktorunuza haber vermelisiniz. Böylece, bu şikayetlerin kan pıhtılaşmasına bağlı olmadığından emin olabilirler.

Sezeryandan sonra araba kullanmak, ağır eşyalar taşımak, egzersiz ve cinsel ilişki gibi bazı hareketleri doğrudan yapamayacaksınız. Bunlara, yalnızca yapabildiğinizde ve ağrıya neden olmadıklarında başlamalısınız. Emin değilseniz bunu doktorunuzla konuşabilirsiniz.

Önceden Sezeryan Olanlarda Doğum

Eskiden sezeryan olmuşsanız, normal doğum yerine tekrar bir sezeryan olmanızın sağlığınıza toptan etkisinin ne olacağı kesin olarak bilinmemektedir. Siz ve doktorunuz sezeryan mı yoksa normal doğum mu yapacağınızı tartışırken doktorunuz aşağıdakileri göz önüne alır:

  • sizin tercih ve öncelikleriniz
  • sezeryanın tümden riskleri ve yararları
  • önceki sezeryan yerinden rahim duvarının yırtılması riski (rahmin patlaması olarak bilinir)
  • doğum zamanı civarında siz ve bebeğinizin yaşamı ve sağlığına olan risk.

Önceden en fazla dört kez sezeryan operasyonu geçirmişseniz ateş, idrar torbası hasarı ve operasyon sırasında yaralanma riskiniz tekrar bir sezeryan olmanız yada vajinal doğum yapmanız durumunda aynıdır. Rahimde yırtılma riski vajinal doğumda daha fazladır fakat bu durum nadiren görülür.

Normal doğum yapmak isterseniz sancılarınız sırasında bebeğinizin kalp atışları bir makine ile devamlı olarak takip edilir ve gerektiğinde sezeryan ameliyatının çok çabuk yapılabileceği ve kan verme olanaklarının bulunduğu bir doğumhanede takip edilmelisiniz. Eğer suni sancı verilirse bu daha da önemlidir çünkü sezeryan yerinin yırtılması gibi bazı komplikasyonların riski daha yüksektir.

Önceden sezeryan olmuşsanız doktorunuza sorabileceğiniz sorular

  • Tekrar sezeryan olmam gerekiyor mu?
  • Bu sefer sezeryan olmayı seçebilir miyim?
  • Tekrar bir sezeryan olmamın avantaj ve dezavantajları nelerdir?
  • Bu sefer normal doğumu deneyebilir miyim? Benim veya bebeğimin sağlığı üzerinde herhangi bir riski var mı?

İlgili Yazı Yok.

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.canersonmez.com/index.php/2012/05/sezeryan/

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.